Melodram Sineması

Sinemanın en yaygın, gelişmemiş izleyicinin de en çok tuttuğu tür olan melodram, bir bakıma ağlatı ile dramın, bozulmuş, karikatürleştirilmiş biçimidir.

Melodram da ağlatı gibi, insanlığı öteden beri ilgilendiren büyük sorunları, insanı altüst eden derin duyguları ele almak savındadır. Ama bunun yaparken son derece yalın, çizemsel bir yol izler. Melodram her şeyi kalıplar içinde ele alır:
İnsanlar kalıplaşmıştır, olaylar kalıplaşmıştır, durumlar, duygular kalıplaşmıştır. Dünya iyiler ve kötüler olarak kesinlikle ikiye ayrılmıştır. İyiler ile kötülerin arasındaki savaşımın sonu daha başlangıçtan bilinir. İyilerin başlarına gelmedik yıkım kalmaz; fakat yine çok kez, beklenmedik bir kurtarıcı, beklenmedik bir anda ortaya çıkıp her şeyi tatlıya bağlar. İster acıklı ister sevinçli olsun, bütün durumlar birbirini çizemsel bir yoldan, almaşık olarak izler. Her adımda beklenmedik bir rastlantı kahramanın, daha doğrusu sinemacının işini kolaylaştırır. Bu bakımdan melodram artık bir tür adı olmaktan çok, kötüleyici bir nitem (sıfat) olarak kullanılmaktadır: İzleyiciyi en kolay yoldan etkilemek amacıyla en ucuz çarelere başvuran; olağanüstü durumlar, olağanüstü rastlantılar, çapraşık olaylar düzenleyen; yahu, kaba çizgilerle özyapı çizmeye kalkışan; kişilerini kukla gibi kullanan; töre (ahlak) dersleri veren yapıtların nitemi.

Melodram bir tür ve bir anlatım yolu olarak sinemadan önce, özellikle tiyatro ve romanda uzun ve değişik bir gelişme göstermiş, bu gelişmeden artakalan birçok öğe sine maya da geçmiştir. Sinemacılar kimi zaman bir tür, fakat daha çok bir anlatım yolu olarak melodramdan yararlanmışlardır. Melodramatik tutum, yukarıda belirtildiği gibi ağlatının, dramın karikatürleştirilmiş biçimi olduğu kadar, gerçeğin de karikatürleştirilmiş biçimidir. Sinemacı gerçeği bütün varsıllığı, çapraşıklığıyla anlatamadığı vakit, çıkış yolu olarak melodrama başvurur. Böylelikle, doğrudan doğruya melodram türün de çevrilmemiş filmlerde, iyi niyetli sinema ürünlerinde bile, melodram öğelerinin yer aldığı, zaman zaman melodram özelliği gösteren görünçlüklere başvurulduğu ya da başlangıçta sağlam bir gidişi olan bir filmin sonunda melodrama dönüştüğü sık sık görülür.

Melodramda dramatik yapı büyük önem kazanır. Fakat dramatik yapıya verilen bu büyük önem, asıl izlek yanında ikinci üçüncü derecede birçok izlekler işlemeye, yan olguları alabildiğine artırmaya, olayları, dolantıları birbirine arapsaçı gibi dolaştırmaya yönelmiştir. Her acıklı, duygulu görünçlüğün ardından, izleyiciye soluk aldıracak, izleyiciyi rahatlatacak bir görünçlüğün mutlaka yer almasına dikkat edilir. Ağlatı ve dramda ön sıraya geçen bütün öğeler, alabildiğine abartılarak, ölçüyü aşan bir biçimde kullanılır.

 

Kaynak: Nijat Özön (100 Soruda Sinema Sanatı, İstanbul, Gerçek Yayınevi, Nisan 1984, s: 140)

Facebook Yorumları

İlgilinizi Çekebilir

Fransız Siyasal Sinemasında Angaje Gruplar

1968 Mayısı: Siyasal Sinema Nedeni 1968 Mayıs’ı siyasal sinemaya taze bir kan getirmiştir. Fransa’da öğrencilerin …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*