En Etkili 10 Yabancı Aktris Performansı

Canlandırdıkları karakterlerle ödül almış veya alamamış ama hafızalarımıza kazınan en etkili yabancı aktris performansını sizler için derledik.

 

 

 

 

 

10) Elizabeth Taylor

Kim Korkar Hain Kurttan? (Who’s Afraid of Virginia Woolf? – 1966)

Who's Afraid of Virginia Woolf 1966

Film, Orta yaşlı bir karı kocanın ızdırap verici aşk-nefret oyunlarının içerisine yeni tanıştıkları genç bir çifti de çekmeleri ve alkolün de körüklediği sabaha dek süren fırtınalı zaman zaman da gülünç bir didişme, acı çektirme oyunu sonunda içlerindeki her şeyi ortaya dökmeleri anlatılmaktadır.

Mike Nichols’ın yönetmenliğini üstlendiği film, 1967 yılında tam beş dalda akademi ödüllü kazanmasının yanında filmdeki performansıyla Elizabeth Taylor’a En İyi Aktris ödülünü kazandırmıştı.

9) Jodie Foster

Sanık (The Accused – 1988)

the-accused-1988

Sarah adındaki genç bir kızın gittiği bir barda tecavüze uğrar fakat geçmişteki işlediği suçlardan dolayı avukatı davasına sıkı sarılmaz. Bunun neticesinde de tecavüz edenler en hafif cezaya mahkum olurlar. Sarah bu durumu kabullenmez ve avukatına olan öfkesini dile getirir. Bu tepkisi sayesinde avukatı Murphy, hata yaptığını anlar ve dava dosyasını yeniden açar. Bu dava sürecinde iki kadın da birbirlerini daha yakından tanıma şansı bulurlar. Filmdeki etkileyici performansından dolayı o yıl 26 yaşında olan Foster, En İyi Kadın Oyuncu dalında akademi ödülünün sahibi olmuştur.

8) Bibi Andersson

Persona (Persona – 1966)

ingmar_bergman_persona

Usta yönetmen Ingmar Bergman’ın senaryosu da kendisine ait olan Persona’da, konuşmayı reddeden ve herhangi bir psikolojik rahatsızlığı olmamasına rağmen çevresiyle iletişimi tamamen kesmiş bir aktristin bakımını üstlenen bir hemşirenin hikayesini anlatıyor. Bergman’ın filmlerinde sık sık yer verdiği Bibi Andersson bu filmdeki performansıyla 1968 tarihinde gerçekleşen BAFTA Film Ödülleri‘nde En İyi Yabancı Kadın Oyuncu dalında aday gösterilmiş ödül alamamıştı. Fakat filmdeki performansı tüm sinema severlerin hafızasından asla silinmeyecektir.

7) Cate Blanchett

Beni Orada Arama (I’m Not There – 2007)

i-m-not-there-cate-blanchett

Bob Dylan’ın hayatını konu alan bu biyografik filmde Bob Dylan altı farklı oyuncu tarafından canlandırılmıştır. Bu oyuncular; Marcus Carl Franklin, Ben Whishaw, Heath Ledger, Christian Bale, Richard Gere ve Cate Blanchett. Cate Blanchett bu filmdeki rolü ile Venedik Film Festivali’nde En İyi Aktris ödülünü kazanmıştır. En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Altın Küre kazanan oyuncu BAFTA ve Oscar’a aday gösterilmiştir. Blanchett ayrıca bu filmle  karşı cinsi oynayıp Oscar’a aday olmuş 2. oyuncudur.

6) Marion Cotillard

İki Gün, Bir Gece (Two Days, One Night – 2014)

two-days-one-night

Sandra (Marion Cotillard) küçük bir güneş paneli fabrikasında çalışan genç bir eş ve annedir. Depresyon yüzünden izne çıkmak zorunda kaldığında, iş arkadaşları biraz daha uzun çalışarak, Sandra’nın iş yükünü halledebildiklerini görürler. İş patronu ise eğer Sandra’yı işten çıkarmayı kabul ederlerse, tüm çalışanlara 1000 Euro prim verileceğini açıklar. Sandra işe döndüğünde fark eder ki kaderi 16 iş arkadaşının kararına bağlıdır, ancak çoğu iş arkadaşının da bu paraya kendi aileleri için ihtiyacı vardır. Gizli oylama öncesi, Sandra’nın arkadaşlarını prim teklifini reddetmeye ikna etmesi için yalnızca bir hafta sonu kadar zamanı vardır.

Jean-Pierre Dardenne ve Luc Dardenne kardeşler tarafından yazılan ve yönetilen filmdeki performansıyla Marion Cotillard 2015 yılındaki akademi ödüllerinde En İyi Kadın Oyuncu dalında aday gösterilmiştir.

5) Meryl Streep

Kramer Kramer’e Karşı (Kramer vs. Kramer – 1979)

kramer-vs-kramer

Joanna Kramer (Meryl Streep) eşi Ted’den kendini bulma arayışını sebep göstererek ayrılmıştır. Ted büyük bir reklam ajansında ve büyük bir projenin üstünde çalışmakta iken Joanna’nın ayrılığı ile sarsılmış ve oğlu Bill’in gelişimi nedeni ile iş kariyerini de ikinci plana itmiştir. Bir süre sonra Joanna mahkemeye kararıyla ve Bill’in vesayetini üzerine alır ancak Bill mutlu değildir ve babası Ted’in de onlarla birlikte olmasını istemektedir.

Film 70’lere egemen olan feminizm dalgası, babalık ve annelik ile bunların ailedeki sorumluluğu kavramları üzerine kurulmuş gözükmektedir. Joanna ve Ted’in davranışlarında da bu kavramların irdelenmesi açıkça göze çarpmaktadır. Kariyerine çok hızlı bir giriş yapan ve sinema tarihinin kuşkusuz en büyük aktrislerinden birisi olarak kabul edilen Meryl Streep, bu filmdeki rolü ile 1980 senesinde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında akademi ödülünün yanı sıra Golden Globe ödüllerinde de En İyi Kadın Oyuncu ödülüne layık görünür.

4) Isabelle Huppert

Piyanist (The Piano Teacher – 2001)

the-piano-teacher

Listemizin dördüncü sırasında Michael Haneke’nin yönetmenliğindeki Piyanist ile Isabelle Huppert var.  Film, 2004 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan Elfriede Jelinek’in Die Klavierspielerin adlı romanının uyarlamasıdır.

Erika Kohut (Isabelle Huppert) Viyana konservatuarında piyano öğretmenidir. Kırk yaşını aşmış olmasına rağmen hala bir apartman dairesinde otoriter ve korumacı annesiyle yaşamaktadır; babası uzun süredir akıl hastanesindedir. Kendini yalnız ve yabancılaşmış hisseden Erika, teselliyi pornografik ve mazoşistik eğilimlerde bulur. İçten içe nefret ettiği öğrencilerine kötü davranan Erika’nın Walter  ile tanışması, ondaki bu duygusal bozukluğun iyice artmasına sebep olacaktır. Isabelle Huppert , hayat verdiği Erika karakteriyle 2001 yılındaki Cannes Film Festivali ve Avrupa Film Ödülleri’nde En İyi Kadın Oyuncu ödülüne layık görünür.

3) Liv Ullman
Yüzyüze (Face to Face – 1976)

face-to-face-1976

Geldik listemizde üçüncü sıraya. Üçüncü sırada Persona’dan sonra listemizdeki ikinci Ingmar Bergman filmi Yüzyüze (Face to Face) var. Yönetmen bir çok filminde olduğu gibi Yüzyüze’de vazgeçilmez aktristi Liv Ullman ile çalıştı. İşinde oldukça başarılı olan bir psikiyatristin bunalıma girip geçmişinde yaşadığı kötü tecrübeler ile hesaplaşmasını konu alıyor. Kendine has sinema dilini konuşturan usta yönetmen Bergman, Yüzyüze ile 1977 akademi ödüllerinde En İyi Yönetmen ve Ullman’a ise En İyi Aktris dallarında adaylık getirmişti.

2) Bette Davis

Perde Açılıyor (All About Eve – 1950)

all-about-eve

Margo Channing (Bette Davis), ilerleyen yaşını yavaş yavaş belli etmeye başlamış, ününün doruğunda bir Broadway yıldızdır. Sevildiğini bilse de kendisinden sekiz yaş genç olan yönetmen sevgilisi Bill Simpson (Gary Merrill) ile olan ilişkisinin geleceğinden endişe etmektedir. Bir gün Eve Harrington (Anne Baxter) ile tanıştığında her şeyin ne denli hızlı bir şekilde değişeceğini fark etmez. Kısa sürede Margo’nun gözüne giren ve alçak gönüllülüğüyle puan toplayan Eve, Margo’nun olduğu kişi olabilmek için elinden geleni ardına koymayacaktır.

Joseph L. Mankiewicz’in kariyerindeki en önemli eserlerden biri olan All About Eve, 1950 yılında, 23. Oscar ödüllerinde 14 dalda ödüle aday gösterilmiş ve bunların altısında Oscar kazanmış bir yapımdır.

Canlandırdığı Margo karakteriyle hafızalara kazınan Bette Davis, rol arkadaşı Anne Baxter ile birlikte En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar’a birlikte aday olmuşlardır.  Bette Davis 1951 yılındaki Cannes Film Festival’inde En İyi Kadın Oyuncu ödülüne layık görülür.

1) Gena Rowlands

Etki Altında Bir Kadın (A Woman Under the Influence – 1974)
a-woman-under-the-influence

Geldik listemizin bir numarasına! Mabel Longhetti alt-orta sınıftan Los Angeles’lı bir evkadınıdır; kişilik duygusu öylesine zayıftır ki, kendini sadece kocasının sevgisi ve çocuklarının bağlılığıyla tanımlar. Kocası Nick, bir inşaat ekibinin şefidir; coşkulu bir yapıya sahip, insanlarla birlikte olmayı seven bir tiptir. Mabel umutsuzca onu hoşnut kılmak ister ve yalnız olduklarında bunu yapar da. Uyuşurlar ve birbirlerini severler. Ama çevrede insanlar varsa, Mabel biraz kaçık bir hal alır. Nasıl davranması gerektiğinden emin değildir, çünkü kim olduğundan emin değildir…

Bu çok yönlü aile dramı, farklı düzeylerde çalışan karmaşık, sert film, yönetmen John Cassavetes’in en parlak yönetmenlik başarısıdır. Kişiliğinin kimi farklı yönleri çeşitli zamanlarda diğerlerini gölgelendirirken akıl sağlığı düpedüz bozulan bir kadını oynayan Gena Rowlands, hayatının performansını sunmuştur.

 

Facebook Yorumları

İlgilinizi Çekebilir

Türk Komedi Sinemasının Gelişim Süreci

Komedi türü sinemadaki en eski türlerdendir. Günümüzde de en çok izlenen türler arasındadır. Türk sineması …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*