Duvara Karşı

Fatih Akın Almanya’da yetişmiş Türk yönetmen … Gegen Die Wand ( Duvara Karşı ) filmiyle adından daha fazla söz ettirmişti. Çünkü karakter ve öyküleme arasında sıkıntı yaşayan avrupa sinemasına ilaç gibi gelen bir film yapmıştı. Gegen Die Wand Almanya’da yaşayan iki Türk üzerinden, hayat karmaşasını çözememiş bir veya iki dakika sonra ne olacak umurunda bile olmayan Duvara Karşı süratle giden iki insanın öyküsünü anlatıyordu veya daha doğrusu geçmişin kara bulutlarıyla güreşen bir Türk olan Cahit’in Sibel’le karşılaşması neticesinde bir hayli karmaşık olan hayatlarının dibinden yüzerek çıkma mücadelesi vermekteydiler her ne kadar duvara hızla gitseler ve çarpsalar da ölmeyi beceremiyorlardı.

gegen-die-wand

Hayat onları yaşamaya mahkum etmiş ve onlarda bu yaşama bir anlam yüklemeye çabası içerisinde psikolojinin üst doruklarını zorluyorlardı. Cahit ve Sibel aslında anlam neymiş umursamazken farkında olmadan hayatlarına anlam sokmuşlardı bile… birbirleri için anlamsız hayatlarında hatta boktan hayatlarında bir anlam olmayı başarabilmişlerdi sanırım. Ancak bir duvar yıkılsa hayat onlara başka duvar çıkaracaktı… hayat onlara duvar örmeye devam edecekti … çünkü geçmişte onlar hayata karşı karamsarlıklarından güneşi görmeyi bile red etmiş ve ilk duvarı onlar örmüşlerdi… alışkanlık olsa gerek ki artık onlar bıraksada hayat onlara duvar örmekteydi… kaçan baştan kaybeder misali hayata karşı yenilgilerini kabullenmek istemezcesine inatla duvara ilerlemekteydiler… belki baştan kaybedilmişti ama belki kazanacak en ufak şey bile onları yaşama bağlayabilirdi… bu anlam arayışını aşkta bulan ikili son duvarı aşamadı belki… belkide duvar yoktu ama onlar tekrar bir duvar yaptı… Cahit beklemeden gitti. Sibel ise Cahit’siz mutsuz olan hayatında yaşarmış gibi yapmayı tercih etti. Hayat çok garipti seçenekler çoktu. Duvarlar önümüzdeydi ama yıkmakta bizim elimizdeydi sanki… ama herşeye rağmen hayat devam etti… güneş tekrar doğdu bir başka duvar belki yine örüldü. Ölüme kadarda örülecekti ama yaşam devam etmek zorundaydı. Son söz olarak Birol Ünel harika bir oyuncu.

Facebook Yorumları

Hakkında Doğukan Bahadır Karasu

Doğukan Bahadır Karasu
Bahadir Karasu (26 Nisan 1990'da Bandırma, Türkiye doğumlu) bir Türk düşük bütçeli film yapımcısıdır. Sinema kariyerine 2008 yılında Me adlı ilk deneysel kısa filmiyle başladı. Film endüstrisinde senaryo yazarı, kameraman, post-prodüksiyon-prodüksiyon asistanı ve yönetmen olarak çalışmaktadır. Ayrıca bazı uluslararası film yapımcılarıyla birlikte çalışıyor. 2009'da bağımsızlık, av-ant-garde ve auteur stil vizyonları ile gerilla film yapımını destekleyen bağımsız film yapımcılarını bir araya getirmeyi amaçlayan bir grup yaratmaya ve üreticilere karşı ilerlemek için girişimlerde bulundu. 2012'de yakın arkadaşıyla birlikte Pirana Film adında bir yapım şirketini kurdu. 2013'te minimalist kısa metrajlı Echo'yu kısa bir anı insan zihninden anlatarak yaptı. 2015'te, İtalyan yönetmen Fabrizio Rossetti ile Un Pueblo Donde Dios No Existe adlı fantastik kısa filmini yönetti. Aralık 2015'te Barcelona Planet Film Festivali'nde gösterildi ve Ocak 2016'da seçimin parçası olan aylık çevrimiçi etkinlik Los Angeles CineFest'e sunuldu.

İlgilinizi Çekebilir

Hacksaw Ridge; Biz ne yapmışız ki?

  Geçtiğimiz günlerde izleyebildim filmi. Sinemada izlenmesi gereken filmler vardır ya o da onlardan biri. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.