Darren Aronofsky

İbrahim ve Charlotte Aronofsky adındaki yahudi çiftin çocuğu olan Darren Aronofsky 12 Şubat 1969 yılında Brooklyn/New York’ta doğdu. İbrahim Aronofsky, Brooklyn Bushwick Lisesi’nde bir lise öğretmeniydi. Annesi ile gittikleri Broadway’deki şehir tiyatrolarında izlediği gösteriler Darren’i sinamaya bağlayan en büyük etken oldu.

Gençlik yıllarında biyolog olarak eğitilmiş, 1985 yılında Kenya’da 1986 yılında Alaska’da eğitimi gereği bulunmuştur. 1987 yılında okuduğu Edward R. Murrow Lisesi’nden mezun oldu. Eğitimindeki bir sonraki durağı Harvard Üniversitesi oldu. Burada Antropoloji, Canlı Aksiyon Filmi ve Animasyon eğitimleri aldı. 1991 yılında Harvard Üniversitesi’nden mezun olana dek, animatör Dan Schrecker ile bir film projesiyle ilgilenmeye başladı ve bu projesi Supermarket Sweep idi. Darren’nin üst düzey tez filmi Supermarket Sweep, 1991 Öğrenci Akademisi Ödülleri’nde finalist olmasının dışında 1992 yılında AFI Konservatuvarı (AFI)’nda MFA (Güzel Sanatlar Yüksek Lisansı) kazandırmış oldu.

Darren sırasıyla; Fortune Cookie(1991), Protozoa(1993) ve No Time(1994) adında kısa filmler yaptı. İlk uzun metraj filmi Pi‘dir. Pi, Darren’in hayatında traji-komik bir olayada imza atmıştır. Filmi yapmak için aile fertleri ve arkadaşlarının kişi başına 100$ destek vermesiyle topladığı 60.000$ ile tamamlamıştır. Darren’de buna karşılık destek veren herkese 150$ geri ödeme sözü vermiş ve espirili bir şekilde zarar etmişti. Aronofsky, Pi ile 1998 Sundance Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü için aday gösterildi ama En İyi Yönetmen ödülünü kazandı. Artisan Entertainment, 1.000.000$ vererek filmin dağıtım haklarını aldı ve gişede 3.221.152$ hasılat yaptı.

Aronofsky’nin Pi’den sonraki diğer projesi 2000 yılında yapmış olduğu Requiem for a Dream‘dir. Filmi Hubert Selby Jr.’nin aynı adlı romanından sinemaya uyarladı. Cannes Film Festivali’nde 13 dakikası gösterilen film, Ekim 2000’de ABD’de gösterime girdi. Film, seks ve uyuşturucu sahnelerinden dolayı MPAA(Amerika Motion Picture Association) tarafından NC-17(17 Yaş Altı) olarak derecelendirildi ve Darren buna hiç itiraz etmemiştir. Pi’deki ekibi ile yaptığı bu filme 50.000$ harcamıştır. Ellen Burstyn, Jared Leto, Jennifer Connelly, Marlon Wayans ve Christopher McDonald gibi isimlerin kadroda olmasıyla 3.500.000$’a tamamlamıştır. Zamanla bu isimler filmografilerinde Requiem for a Dream ile anılacaklardır. Film dünya genelinde 7.390.108$ hasılat elde etti. Aronofsky’nin çekim tekniğinde son derece kısa çekimler vardır, bu çekim tekniği “Hip Hop Montaj” olarak adlandırılır. Ortalama 100 dakikalık filmin 600 ila 700 kesim varken Requiem for a Dream’de 2.000+ kısa çekim vardır ve bu özelliği onun şık yönü için övgüler almasına neden olmuştur. IMDB sitesinin En İyi Filmler listesinde 67.’inci sırada yer alan filmin ödüllerine buradan bakabilirsiniz. Filmin müzikleri yine Pi’de ilk olarak birlikte çalıştıkları Clint Mansell’e ait. Çok yakın arkadaş olan ikili daha sonraki yıllarda yine ortak projelerde birlikte boy göstereceklerdir. Clint Mansell’in Requiem for a Dream için bestelediği “Lux Aeterna” kompozisyonu onun tüm Dünya’da tanınmasını sağlamıştır.

2000 yılı ortalarında Warner Bros.’tan yeni Batman filmi için hem senaryo hemde yönetmenlik teklifi getirildi. Frank Miller’in yardımyla senaryoyu yazmaya koyulduğu projenin adı Year One idi. Senaryosu tamamlanan filmde Aronofsky, Batman rolü için Christian Bale ile anlaştı. Yakın dostu Clint Mansell filmin müziklerini yapacaktı. Para hırsı bürümüş yapımcıların yeni Batman’i bir devam filmi olarak beklerken, Aronofsky “Batman hakkında hayal edebileceğiniz her şeyi aklınızdan atın! ama herşeyi! Biz tamamen yeni baştan başlıyoruz.” sözleri Batman ve DC Comics fanlarında çoşku ve heyecan uyandırmıştı. Ancak, stüdyo Batman vs Superman için Year One projesini rafa kaldırdı. Batman vs Superman daha proje aşamasında başarısızlıkla sonuçlanınca yine stüdyonun kendi projesi olan Batman Begins için Aronofsky’nin kapısını çaldılar. Fakat Aronofsky bu teklifi redetti.

Mart 2001’de yönetmen David Twohy ve yazar Lucas Sussman ile birlikte bir korku filmi olan Below‘un hem senaryosunda yardımcı oldu hemde filme yapımcı oldu.

Aronofsky, Brad Pitt ile birlikte 2001 Nisan’ında The Last Man kod adıyla gizli kalmasını istediği yeni projesi için Warner Bros ve Village Roadshow ile müzakerelere başladı ve onaylandı. Bu projenin adı şimdi herkesin bildiği The Fountain idi. Haziran 2001’de Cate Blanchett ile görüşmelere başlanıldı fakat çocuğunu doğurmak için hamile olan Blanchett beklemek için yapımı Aralık 2001’e ertelendi. Filmin yapımı Ekim 2002’de, Warner Bros., New Regency ve Village Roadshow tarafından ortak finanse edilen 70.000.000$ bir bütçe ile Avustralya’nın Queensland ve Sidney şehirlerinde başlayacakken Brad Pitt projeden ayrıldığını açıkladı. Brad Pitt’in projeden ayrıldığını açıklamasıyla filmin yapımı bu kez bilinmeyen bir tarihe ertelendi.

Warner Bros. 2004 Şubat’ında Hugh Jackman ve Rachel Weisz ile anlaşarak 35.000.000$ bütçe ile projeyi yeniden canlandırdı. Nihayet The Fountain 22 Kasım 2006’ta Amerika’da vizyona girdi. Dünya çapında sinema salonlarında 15.978.422$ hasılat elde etti. Filmi hem izleyiciler ve eleştirmenler arasında konu gereği fikir bölünmelerine neden oldu. The Fountain gişede bekleneni veremedi ama kimsenin anlam veremediği türü ve müzikleri ile günümüzde Aronofsky’nin sinema dilini kullanmadaki bir başyapıtı ve izleyiciler arasında Kült haline gelmiştir.

Aronofsky’e 2007 Yılında yazar Scott Silver’in The Fighter‘ini geliştirmek için teklif geldi fakat uzun zamandır üzerinde çalıştığı The Wrestler projesine benzerliği nedeniyle bu projeden çekildi. Aslında tam anlamıyla çekildi diyemeyiz çünkü filmin kadrosuna Christian Bale gibi bir ismi katıp projede özel yapımcı olarak yeraldı.

Aronofsky, The Wrestler projesi için fikirlerini anlattığı Robert D. Siegel’e senaryo işini bırakır. 2007 Ekim’inde başrol için Nicolas Cage ile anlaşılır. Sonraki ay Cage projeden ayrıldı ve Mickey Rourke başrol için onun yerini aldı. Nicolas Cage’nin çekimler boyunca Mickey Rourke’ye sürekli destek olmuştur. Aronofsky, bu ikili arasındaki dostluğu her fırsatta dile getirmiştir. Söz dostluktan açılmışken filmin müziklerinde yine Clint Mansell vardır. Mansell bu kez yalnız değildir ve yanında eski ABD’li rock şarkıcısı Bruce Frederick Joseph Springsteen vardır. Springsteen film için yaptığı çalışmayla Altın Küre ile ödüllendirilir.

The Wrestler nihayet 2008 yılında vizyona girer. 65. Uluslararası Venedik Film Festivali’nin açılış filmi olur ve Altın Aslan ödülüne layık görülür. Darren Aronofsky bu ödülü kazanan üçüncü Amerikalı Yönetmen olur. Film Oscar ödülleri dahil olmak üzere bir çok film festivalinde 34 dalda aday olmuş ve toplam 39 ödül almıştır. Adaylık ve ödül listelerine buradan bakabilirsiniz. 6.000.000$ bütçe ile yapılan film Dünya çapında 44.674.354$ hasılat elde etti.

2001’den 2010 yılına kadar Darren Aronofsky’nin sinema dünyasındaki müşhiş gelişimi herkes tarafından takdirle karşılanmıştır. 2008 yılına kadar yaptığı dört uzun metraj film ile dünyanın en iyi yirmi yönetmeni arasına adını yazdırdı.

Bir sonraki proje, Marvel filmlerinin kuşkusuz en kötüsü olarak nitelendirilen Wolverine’nin devam filmi idi. Çekimleri Japonya’da yapacaktı ki ülke tarihinin en büyük doğal afetini yaşadı ve böylece çekimler belirsiz bir tarihe ertelendi. Japonya’daki durumun hiç iç açıcı olmadığını anlayan Aronofsky, aklındaki bir diğer projesi için filmden çekildiğini açıkladı.

Yıl 2010’u gösterdiğinde yeni projesi, New York’lu bir balerinin psikolojik-gerilim dolu hikayesini anlattığı Black Swan gösterime girer. Natalie Portman, Mila Kunis ve Vincent Cassel’in başrollerini paylaştığı film Ekim 2010 tarihinde 67. Uluslararası Venedik Film Festivali’nin açılış filmi olmuş ve ayakta alkışlanmıştı. Black Swan filmi eleştirmenlerden büyük övgüler aldı ve Darren Aronofsky filmdeki ustalığı ile 68. Uluslararası Venedik Film Festivali’nin jüri başkanlığı açıklandı. Filmdeki performansıyla Natalie Portman En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar kazanmıştır. Dünya genelindeki film festivallerinde toplam 116 dalda ödüllere aday olmuş ve 48 ödül almıştır. Filmin adaylık ve ödül listesine buradan bakabilirsiniz. Film beklenmedik biçimde 329.398.046$ gibi yüksek bir hasılat yaptı.

Darren Aronofsky şu sıralar yeni projesi “Nuh” üzerinde çalışmakta. Filmin gösterim tarihi 2014 olarak açıklandı. Adında anlaşılacağı gibi Hz. Nuh’un hayatını konu alan filmin senaryosunu John Logan ile birlikte tamamladı. Şu an için açıklanan oyuncu kadrosunda Hz. Nuh rolü ile izleyeceğimiz Oscar’lı oyuncu Russell Crowe yeralacak.

Kişisel hayatına gelince, Darren Aronofsky 2001’de İngiliz aktris Rachel Weisz birlikte olmaya başladı. Çift 2004 yılında nişanladı ve 2006 yılında Henry Chance adında çocukları dünyaya geldi. Weisz ve Aronofsky Kasım 2010 yılında ayrıldılar ama halen yakın arkadaşlar.

Facebook Yorumları

İlgilinizi Çekebilir

Ingmar Bergman

Bir Protestan papazının oğlu olarak 1918’de İsveç Uppsala’da doğmuştur. Çok sayıda evlilik yapmıştır. Bunların sonuncusu, …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*