Bir İstanbul Yanılgısı Daha

Holywood ve yabancı sinema endüstrisi Türkiye’nin yaşam stilini hala anlamış değil sanırım. Taken 2’yi izledim film 2012 yılında geçmesine rağmen 70’lerdeki polis arabaları, çarşaflı kadınlar, boş dolaşan erkekler İstanbul sahnelerinin yine vazgeçilmez figürü olmayı başarmışlar. Elbette bunlar yok değil ama Türkiye iki medeniyet çatışması yaşar gibi yavaş gelişen ülkelerden biri olduğu için bu tarz farklı yaşam tarzlarını içinde barındıran bir şehir İstanbul.

Ama ne hikmetse İstanbul yabancı filmlerde her gösterildiğinde batısal değil de doğusal tarzı ön plana çıkmakta hep. Sevdiğim bir filmci olan Luc Besson bu filmin yapımcısı… bu kez umuyordum ki Besson daha öncelerin yaptığı hatalarına düşmeyecek ve İstanbul’daki yaşamı biraz daha araştırıp filmde yönetmenle İstanbul’u gerçeğine yakın kameraya alacak. Ama Besson’da es geçti… anlaşıldı ki İstanbul sinema tarihinin en çok yanılgılarından biri olacak. Son dönem filmlerini izlerken Paris’te 70 model polis arabaları yokken İstanbul’da niye böyle bir şey kullanılmış aslında gerçekten sormak gerek.

İstanbul “Midnight Express” ten tutun Taken 2’ye kadar sinemanın kurbanı olmuş demeyeceğim tabii ama ortada bir yanılgı olduğu gerçeğinide  atlamamak gerek. Zira İstanbul’u gezen gören tüm izleyiciler bunun farkına kendileri varacaktır. Öküz altında buzağı hiç aramak istemem ancak İstanbul bu şekilde gösterilmeye devam ederse bunun sadece İstanbul ve Türkiye’deki yaşam hakkında bilgi yoksunluğu olarak değil. Türkiye’nin inatla Avrupa’ya ters düşen bir ülke olduğunu imgelemeye çalışan kasti eylemler olarak göreceğim.

Facebook Yorumları

Hakkında Doğukan Bahadır Karasu

Doğukan Bahadır Karasu
Bahadir Karasu (26 Nisan 1990'da Bandırma, Türkiye doğumlu) bir Türk düşük bütçeli film yapımcısıdır. Sinema kariyerine 2008 yılında Me adlı ilk deneysel kısa filmiyle başladı. Film endüstrisinde senaryo yazarı, kameraman, post-prodüksiyon-prodüksiyon asistanı ve yönetmen olarak çalışmaktadır. Ayrıca bazı uluslararası film yapımcılarıyla birlikte çalışıyor. 2009'da bağımsızlık, av-ant-garde ve auteur stil vizyonları ile gerilla film yapımını destekleyen bağımsız film yapımcılarını bir araya getirmeyi amaçlayan bir grup yaratmaya ve üreticilere karşı ilerlemek için girişimlerde bulundu. 2012'de yakın arkadaşıyla birlikte Pirana Film adında bir yapım şirketini kurdu. 2013'te minimalist kısa metrajlı Echo'yu kısa bir anı insan zihninden anlatarak yaptı. 2015'te, İtalyan yönetmen Fabrizio Rossetti ile Un Pueblo Donde Dios No Existe adlı fantastik kısa filmini yönetti. Aralık 2015'te Barcelona Planet Film Festivali'nde gösterildi ve Ocak 2016'da seçimin parçası olan aylık çevrimiçi etkinlik Los Angeles CineFest'e sunuldu.

İlgilinizi Çekebilir

Hacksaw Ridge; Biz ne yapmışız ki?

  Geçtiğimiz günlerde izleyebildim filmi. Sinemada izlenmesi gereken filmler vardır ya o da onlardan biri. …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*